İSG Uzmanı Taner Keser İş Güvenliği Konusunda Neticaret'i Bilgilendirdi İSG Uzmanı Taner Keser İş Güvenliği Konusunda Neticaret'i Bilgilendirdi

İş Sağlığı ve Güvenliği kısa adı ile İSG Türkiye'de çalışanların korunması amacı ile çıkarılan yasa ve kanunlar sonucu yapılan inceleme ve bilgilendirme çalışmalardır. Bu sebepten dolayı İSG uzmanı Taner Keser inceleme yaptıktan sonra vermiş olduğu sunum ile Neticaret çalışanlarını bilgilendirdi. İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda bizleri bilgilendiren Taner Keser vermiş olduğu örneklerin yanında anlatımları ile çalışanların ne yapması gerektiğini, iş verenlerin hangi kurallara uyması gerektiğini, iş sağlığı ve güvenliğinin nasıl sağlanması gerektiğini Neticaret sunum odasında resimli görsellerle birlikte eğitim verdi.

Yapılan sunum sonrası Neticaret çalışanları İş Güvenliği ve Sağlığı ile ilgili sertifikalarını aldı. 3 senede bir alınması gereken bu eğitim sayesinde çalışılan yer hakkında alınması gereken önlemler, acil durumlarda yapılması gerekenler, daha sağlıklı bir ortamın nasıl oluşturulacağı hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Taner Keser bu sunumu yapmadan önce Neticaret ofisini detaylı bir şekilde inceledi. Yapılması gereken değişiklikler not alınarak fotoğraflar çekildi. Ve Neticaret İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda istenen konuma getirildi. 

ISG Uzmanı Taner Keser'in Röportajlarından Alınmış Bir Kesit

ICT Media: Son aylarda sıkça duyduğumuz 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nu bize öncelikle özetler misiniz? Bu kanuna neden ihtiyaç duyuldu? Yasalaşana kadarki süreç neydi?

Taner Keser: 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 20 Haziran 2012 tarihinde yayınlandı. İş kazaları bakımından maalesef Türkiye Avrupa’da 1., Dünyada da 3.sıradaydı. Bu kötü gidişe dur demek, işverenlerin sorumluluklarını hatırlatmak, risk analizlerini yaptırarak çalışılan işyerlerinin güvenli hale gelmesini sağlamak ve bunları kanuni olarak yaptırımlarla desteklemek amacıyla yola çıkıldı. Öte yandan tüm çalışanların kazalar, sebepleri, uyulması gereken kurallar, hak ve sorumluluklar konusunda da bilinçlendirilmesi için temel eğitimlerde şart koşuldu.

Daha öncesinde 50 kişiyi aşan işyerlerinde işyeri hekimi şart iken bu kanunla, 50 kişinin altındaki yerler içinde  İSG Uzmanı  ve İşyeri Hekimi ile aylık bazda çalışılması bir takvim dahilinde zorunlu hale getirildi.

 

ICT Media: Peki bir de Torba Yasa’da değişen bazı maddeler var? Bu maddeler neydi?

Taner Keser: 2012 Haziran ayında kanun yasalaştıktan sonra, işyerlerine Ocak 2013’e kadar süre verildi. Ocak 2013 itibarıyla yanında 1 kişi çalıştıran tüm işyerlerinin, bakkal, kasap, apartman yönetimi dahil risk analizi yaptırması, acil eylem planı oluşturması ve İSG eğitimi aldırması şart koşuldu. Bu denilenlerin yapılmaması durumunda gecikilen her ay için 3500 TL’den başlayan, eğitimin alınmaması için de kişi başı 1000 TL ceza kesileceği ve bunun geçmişe dönük uygulanacağı  bildirildi.

Haziran ayında yasalaşan kanunda, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri için aylık bazda İSG  Uzmanı ile çalıştırılması için süre, 1 Temmuz 2013 tarihinde başlıyordu. Fakat Temmuz ayına yaklaşıldığında, tüm Türkiye’deki işyerlerinin bu hizmeti alacağı sayıda İSG Uzmanı ve İşyeri Hekimi’nin bulunmadığı görüldü Biraz daha süre geçmesi ve bu sürede işyerlerinin bilinçlendirilmesi için tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri için İSG Uzmanı bulundurma zorunluluğu 1 Ocak 2014 tarihine ertelendi.

 

ICT Media: 50 kişi altı ve üstü şeklinde bir sınır var anladığımız kadarı ile. Bu sayı neye göre belirlenmiştir? Zira İSG, bir kişi için de 50 kişi için de önemli gibi görünüyor.

Taner Keser: 50 kişinin üstü bir şekilde çalışılan yerde hekim bulundurmak ve riskleri, olası hastalıkları önlemek adına iyi bir uygulamaydı. Ancak KOBİ  diye adlandırılan ve 1 milyondan fazla olan  işyerinin risk altında olduğu düşünüldü, 50 kişinin altındaki yerler içinde bu uygulamanın getirilerek milyonlarca çalışanın bu hizmetlerden faydalanması planlandı.

İş kazasının olması için tehlikeli durum ve tehlikeli davranışın bir araya gelmesi gerekmekte, başka bir deyişle tehlikeli durumlar ortadan kaldırılırsa ne kadar tehlikeli davranışta bulunulursa bulunulsun kaza olmamakta.

Yapılan araştırmalarda da  iş kazalarının %98‘inin insan kaynaklı olduğu  yani tehlikeli davranışlarda bulunduğu görülmekte...

Öte yandan iş kazası olarak bildirilmeyen ve aslında ramak kala diye adlandırılan pek çok kaza olmakta.

Yapılan incelemelerde her 6 dakikada 1 kazanın olduğu, 2,5 saatte bir çalışanın uzuv kaybına maruz kaldığı veya kalıcı hasara uğradığı ve 6 saatte bir ölümün meydana geldiği korkunç bir tablo ile karşı karşıya idik.

 

ICT Media: Tehlike sınıfları hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz?

Taner Keser: İşyerleri; SGK ve ticaret sicil belgesi içerisine yapacakları işler ile ilgili konuyu belirler ve bu da bakanlıkça NACE adı verilen 6 haneli bir kod ile takip edilir. Bu NACE kodları Çalışma Bakanlığı’nca değerlendirilir, olası riskler göz önüne alınarak bir tebliğ yayınlanır, bu tebliğ ile işyerleri  az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli diye sınıflandırılır.

Büro, ofis işleri, proje firmaları, yazılım firmaları az tehlikeli gruba girerken, klima montaj, ağaç mobilya imalatı tehlikeli gruba, inşaat, madencilik vb. işlerde çok tehlikeli gruba girmektedir.

Faaliyet konusunu belirlerken uzmanlığın göz önüne alınması hedeflenmekte ve daha öncesinde faaliyet konusunun geniş olması dolayısıyla ana konusundan uzaklaşan, bir üst tehlike sınıfına girdiği için de kanunen yapması gerekenler fazlalaşan firmalar içinde bir düzeltme fırsatı getirmektedir.

 

ICT Media: Tehlike sınıfına göre İSG uygulamaları farklılık gösterdiğine göre cezai yaptırımlarda da farklılık sözkonusu mudur?

Taner Keser: Risk analizi yaptırmamak tehlike sınıfı açısından farklılık göstermemektedir. Kanun, Ocak 2013 itibarıyla yanında en az 1 kişi çalıştıran her işyerinin risk analizi, acil eylem planı ve temel İSG eğitimini şart koşmuştur. Bunu yaptırmamak para cezası ile cezalandırmaya neden olacaktır. Örnek vermek gerekirse apartmanda  bir  görevli bulunduran apartman yönetimi, Aralık 2013 tarihine kadar risk analizini yaptırmaz ise 59.000 TL ceza ya maruz kalabilecektir...

 

Risk analizinden  sonra aylık bazda hizmet almak konusunda farklı tarih vardır. Yeni torba yasaya göre tehlikeli, çok tehlikeli  işyerleri 01.01.2014 tarihinden, az tehlikeli işyerleri 1 Temmuz 2016 tarihinden itibaren bir İSG Uzmanı ile çalışmak veya bu konuda hizmet vermek üzere kurulmuş ortak sağlık biriminden hizmet almak durumundadır.

 

Çalışma Bakanlığı artık e-devlet uygulamaları kapsamında işyerlerinin bildirgelerine, SGK dökümlerine ulaşabilmekte, bir İSG Uzmanı ile sözleşme yapmayan firmaları da kolaylıkla takip edebilmektedir.

Amaç, işverenlerin bu konuya özen göstermesini sağlamak, bir uzman vasıtasıyla mevzuatın, yönetmeliğin ve kuralların tesis edilmesine imkan vermek ve  iş kazalarını önlemektir.

Kaza sonrasında ki maliyetler, tedavi masrafları, mahkeme masrafları, tazminatlar, bakım yönetim giderleri çok fazladır, kısaca  önlemek, ödemekten  çok daha kolay ve masrafsızdır

ICT Media: İSG Uzmanı çalıştırma zorunluluğu tam olarak tehlike ve çalışan sayısına göre hangi tarihlerde başlayacak?

 

Taner Keser:  Yeni torba yasaya göre tehlikeli, çok tehlikeli işyerleri 01.01.2014 tarihinden, az tehlikeli işyerleri 1 Temmuz 2016 tarihinden itibaren bir İSG Uzmanı ile çalışmak veya bu konuda hizmet vermek üzere kurulmuş ortak sağlık biriminden hizmet almak durumunda.

Yasa, İSG Uzmanı çalıştırmakla işverenin yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor. İşverenin risk analizi yaptırmasını, acil eylem planı oluşturmasını, eğitimleri organize etmesini, kişisel koruyucuları vermesini, çalışanların İSG  kurallarına uyup uymadığını denetlemesini, hatalı davranışları uyarmasını gerektiriyor.

Hala uymayan varsa tazminatsız işten çıkarmasını şart koşuyor. İşverenin tek başına tüm mevzuatı bilmesi mümkün olamayacağı için bu konuda bir İSG Uzmanı ve İşyeri Hekimiyle çalışmasını istiyor. İSG Uzmanları da aslında riski paylaşıyor.

Kanun, İSG  kurulları içerisine işveren vekili, İK Uzmanı, İSG Uzmanı, İşyeri Hekimi ile birlikte ustabaşı ve çalışan temsilcisinin de katılımını, böylelikle çalışanların da kazaların önlenmesinde katkısını istiyor.

Bu önlemlerin bir yaşam felsefesi haline gelmesini, sadece işyerinde değil, yolda, evde de kazalara karşı önlem alınmasını ,dikkatli olunmasını hedefliyor.

 

ICT Media:Ocak 2014 itibariyle İSG Uzmanı açığı ortaya çıkar mı? Uzman sayısı yeterli seviyede mi sizce?

Taner Keser: Güzel bir soru. Yılda 2 kez akredite kurum ve üniversiteler kurs açmakta, 90 saat uzaktan, 90 saat yerinde dersleri takip eden ve staj yapan adaylar, sonrasında Çalışma  Bakanlığı  sınavına girmektedir. Bu sınavda 70 alan kişiler sertifika almaya hak kazanmaktadır. Şu an itibarıyla Türkiye’de 20.000 civarında uzman bulunmaktadır.

1 milyondan fazla işyeri olduğu göz önüne alınırsa ve her uzmanın  azami 20 firma ile anlaşacağı  öngörülürse , 50.000 uzman sayısına ulaşılması gerekmektedir. Kamunun da İSG konusuna dahil edilmesiyle ihtiyaç duyulan sayının 100.000 civarında olacağı beklenmektedir.

2014 den itibaren İSG Uzmanları yetişecek ve önümüzdeki dönemde bu açık kapanacaktır.

Burada çalışma bakanlığının yaptırımlar ile konuyu desteklemesi ve bu işi sıcak tutması gerekmektedir.

 

ICT Media: Mühendis dışında herhangi bir meslek grubundan kişilerin de İSG uzmanlığı konusunda yönetmelikte değişiklikten bahsediliyor. Sizce bu değişiklik ne zaman hayata geçer, Ocak 2014’e kadar uzmanların yetişmesi mümkün olabilir mi?

Taner Keser: Mühendis, mimar, teknik öğretmen, fizikçi ve kimyagerler İSG Uzmanı  olabiliyordu, buna iç mimarlar, bölge şehir plancıları ve biyologlar da eklendi.

Üniversitelerin 2 yıllık İSG  meslek yüksek okulları mezunları da sınava girebilir hale getirildi.

ICT Media: Son olarak çalışan kişi sayısı ayrımı olmaksızın işverenlerin yükümlülüklerini bize en basit haliyle sıralar mısınız? Bu vesile ile belki de ciddi ceza yaptırımlarından işverenleri kurtarmış oluruz.

Taner Keser: Öncelikle herkes risk analizini yaptırmalı. Yani başka bir ifade ile iş körlüğü yaşanan, gün içerisinde tehlike içeren durumları tespit ettirmeli, mevzuat ve yönetmeliğe uygun önlemlerin alınması için bir check list oluşturmalı.

Yangın, deprem gibi acil bir durumda çalışanların neler yapacağı belirlenip, bina dışında nerede toplanacağını, itfaiye ve ambulansın nereden geleceği, ekiplerin görevlerinin neler olacağı yazılı hale getirilmeli.

Çalışanlara, kazalar, sebepleri, kazaların maliyetleri, alınacak önlemler, iş kanunu, hak ve hükümlülükler, ergonomi, acil durum, yangın konularında uzman tarafından eğitim verilmeli.

Sonrasında 1 Ocak 2014 itibarıyla İSG Uzmanı ile sözleşme imzalayıp, İSG kurulu oluşturulmalı, bu kurulda işveren vekili ve çalışan temsilcisinin de bulunması, yaşanmış kaza kayıtlarının tutulması, önlemlerin alınması, sorumluklar, işyeri ölçümleri, ekranlı araçlar, ergonometri, sağlık raporları, periyodik kontroller, elektrik tesisat, makine bakım vb. yapılacakların İSG defterine kaydı ve takibinin yapılması gereklidir.

Bir iş kazası olduğunda savcı ve bakanlık müfettişlerinin ilk bakacağı şeyler kazanın neden olduğudur.

Risk analizi yapılmış mı, acil eylem planı var mı, eğitimler tamamlanmış mı, kişisel koruyucular imza karşılığı teslim edilmiş mi, çalışanların kurallara uyup uymadığı denetlenmiş mi, onlara rağmen kaza olmuşsa bu durumda çalışanlara yöneliyor.

 

ICT Media: Ceza tutarları ne kadardı?

Taner Keser: Risk analizi, acil eylem planı yaptırmamak 3.234 TL sonraki aylarda 4.851 TL /Ay, İSG  eğitimi aldırmamak kişi başı 1.078 TL, İSG Uzmanı ile çalışmamak 5.390 TL /Ay

Paylaş

Facebookta Paylaş Tweetle